Telif hakkıyla korunan içeriği kopyalamayı bırakın! Lütfen emeğe saygıyı unutmayın!

İnsanların çoğu hafıza zayıflığından yakınırlar. Yakınmaları ortadan kaldırmak için de herhangi bir şey yapmazlar. Oysa hafıza zayıflığının yarattığı sonuçları azaltmak ya da tümüyle ortadan kaldırmak mümkün. Konunun uzmanları, hafıza zayıflığından şikayetçi olan bireylerin, bazı eylemleri düzenli yapmasıyla şaşırtıcı sonuçlara ulaşabildiğini belirtmektedirler. Beyin kaslarını harekete geçirerek, daha güçlü hafızaya sahip olabilmenin mümkün olduğunu vurgulayan uzmanlar, daha iyi bir hafıza için aşağıdaki 10 kurala dikkat çekmektedirler:

  1. Bir şeyi öğrenmek için el hareketleri kullanmak beynin anımsama yapmasında kolaylık sağlıyor.
  2. Televizyon izlemek, kitap okumak ve müzik dinlemek gibi aktivitelerle beyni meşgul etmeden kesintisiz en azından 6 saat uyuma hafızayı onarıyor.

  3. Sakinleşmek ve stresten uzak durmak beyne ciddi anlamda yardımcı oluyor.

  4. Egzersiz, tüm vücuda özellikle beyindeki hafıza bölümlerine ulaşarak kan akımını hızlandırıyor.

  5. Brüksel lahanası, brokoli, kabak, yapraklı yeşillikler, kiraz, kırmızı elma, patlıcan ve üzüm gibi parlak renkteki sebze ve meyve yemek hafızayı kuvvetlendiriyor.

  6. Okumak ve okunan kitabı tartışmak hafızayı güçlendiriyor. Beyindeki düşünmeden sorumlu bölgeyi güçlendirmek için okunan şeyin tercüme edilmesi de etkili oluyor.

  7. Koku, hatırlamaya yardımcı oluyor. En kuvvetli ve ekonomik koku ise biberiye. Konsantrasyon ve dikkat sorunu çeken kişilere biberiye içerikli parfüm öneriliyor.

  8. Tek bir şeyle ilgilenmek. Örneğin, kitap okurken televizyonun açık olmaması, yemek yaparken telefonla konuşmamak gibi...

  9. Şarkı ezberlemek.

  10. Sürekli yeni şeyler öğrenmek.

Kalıtsal olarak kör olan bir kişi, gözlerine takılan çipler sayesinde, bir levha üzerine yazılı harfleri seçebildi ve saati görebildi. Finlandiyalı 46 yaşındaki Miikka Terho'nun retinasının arkasına yerleştirilen bir çip, hastanın kısmen görmesini sağladı. Almanya'da başka hastalarda yapılan denemelerden de olumlu sonuçlar alındı.

Çip, hastanın ek bir kamera yardımı olmadan gözleriyle nesneleri seçebilmesine olanak sağlıyor. Retinanın arkasına yerleştirilen çip göze giren ışığı elektriksel iletilere dönüştürerek gözün arkasındaki optik sinir hücrelerine aktarıyor.

YGS sınavı yaklaştıkça öğrencilerin kaygısı giderek artıyor. Yaşanan stres ve gerginliği biraz da olsa azaltmak mümkün. Öğrencilerin sınav öncesinde beslenme alışkanlıklarında bazı değişiklikler yapması kaygıyı azaltmada önemli bir rol oynayabilir. Sınav öncesinde ve sınav sabahı tercih edilecek yiyeceklerin öğrencileri etkilediği bilinen bir gerçek. Bu nedenle sınavdan bir kaç gün önce hangi yiyeceklerden uzak durulmalı, neler tüketilmeli, sınav günü kahvaltıda neler yenmeli gibi soruların yanıtları büyük önem taşıyor. Bu konuda uzmanların önerilerini dikkate almanın önemli olduğu aşikardır. Uzman önerilerinin bir kısmı şu şekilde sıralanabilir:

1. Sınavdan bir gün önce rahatlamak için katılacağınız etkinliklerde değişik baharatlı ve kızartılmış besinler tüketmemeye çalışın. 2. Sınavdan bir kaç gün önce ara ve ana öğünlerde dışarıda yemek yememeye çalışın. 3. Tükettiğiniz içeceklerin kafein oranının yüksek olmamasına dikkat edin. Özellikle Red Bul, kola, kahve gibi kafein oranları yüksek içecekleri tüketmemeye çalışın. Bu içeceklerin yerine limonata, ayran, süt ve bitkisel çayları (papatya, ıhlamur, kuru elma gibi) tercih edin. 4. Hazımsızlık yapabilecek lahana, roka, kereviz, pırasa, ıspanak, kuru baklagil gibi sebzeleri tüketmemeye çalışın. 5. Sınav sırasında kan şekerinizi korumak, daha verimli ve kolay soru çözebilmek için; çikolata, şeker, lokum gibi besinler yerine tahıllı ekmeğe sandviç, paket süt, lifli (yulaflı, kepekli) bisküvi, müsli-bar gibi kan şekerinizi yavaş yükselten ve dengeleyen besinleri tercih edin. 6. Sınavdan bir gün önce çok yoğun ve ağır egzersiz ya da yürüyüş yapmamaya çalışın. Ancak sınav stersini azaltmak ve rahatlamak için bir saat açık havada yürümeye önem verin.

SINAV SABAHI KAHVALTIDA NELER OLMALI?
1. Bir dilim beyaz peynir.
2. Bir dilim kaşar peyniri.
3. İki dilim tam çavdar veya buğday ekmeği.
4. Üç ya da dört adet kuru kayısı veya bir tatlı kaşığı pekmez.
5. İki ya da üç adet ceviz veya 4-5 adet zeytin.
6. Bir iki fincan şekersiz elma veya ıhlamur.

KAHVALTI ÖRNEKLERİ

Aşağıdaki kahvaltı örneklerini haftanın günlerine yayarak sağlıklı bir şekilde okula hazırlanabilirsiniz. 1. GÜN

İki dilim tahıllı ekmek, 2 dilim beyaz peynir, 4-5 adet zeytin, bol söğüş salata (domates-salatalık), 1 su bardağı süt. 2. GÜN
İki dilim tahıllı ekmek, 1 dilim peynir, 1 adet yumurta, 2 adet ceviz, bol söğüş salata, şekersiz bitkisel çay. 3. GÜN
Dört beş çorba kaşığı kuru meyveli mısır gevreği, 1 su bardağı süt veya yoğurt, 2 adet ceviz veya 4-5 adet badem. 4. GÜN
İki dilim tahıllı ekmek,1 dilim kaşar peyniri, 1 dilim beyaz peynir, bol söğüş salata, şekersiz bitkisel çay 5. GÜN
Bir dilim tahıllı ekmek, 1 adet yumurtalı ve 1 dilim peynirli omlet veya menemen, 1 tatlı kaşığı pekmez, bol söğüş salata, 1 su bardağı taze sıkılmış meyve suyu.

İngiliz bilim insanları, vücutta yüksek tansiyona neden olan mekanizmayı keşfettiler. Bu buluş yüksek tansiyon hastalığının tarihe karışmasının ilk adımı olabilir. Tıp çevrelerini heyecanlandıran bu büyük buluşun, yüksek tansiyon hastalığın durdurulması ya da yeni tedavi yöntemlerinin bulunmasını sağlayabilecek önemli bir başarı olduğu belirtiliyor.

Daily Telegraph gazetesinde Richard Alleyne imzasıyla yayınlana habere göre, araştırmacılar ilk kez, vücudun kan basıncını nasıl kontrol altına aldığına ve sürecin bazen nasıl yanlış gittiğine dair anahtar sayılabilecek bir öğeyi buldular. Cambridge ve Nottingham üniversiteleri bilim insanları, söz konusu mekanizmayı, kadınlarda gebelikte görülen tansiyonun çok tehlikeli bir biçimi olan “preeklampsi” üzerinde çalışırlarken belirlediler. Tansiyon, “anjiotensin” denilen hormonlar tarafından kontrol ediliyor ve bu hormonun yükselmesi kan basıncını artırıyor. Bu hormonları araştırmak için 20 yıl harcayan bilim insanları, nihayet bunların gelişimindeki ilk aşamayı keşfettiler. Bilim insanları, artık bu hormonların aşırı üretimine yol açan faktörü engellemenin bir yolunu bulabileceklerini ifade etmektedirler. Cambridge Üniversitesinden Prof. Robin Carrel, buldukları şeyden çok heyecan duyduklarını belirterek, " Hastalığın oluşumuyla ilgili bir adım öncesine giderek ve ilk değişime bakarak yeni stratejilerin yolunu açıyor ve neden bazı insanların yüksek tansiyona yakalandığını anlamaya başlıyoruz" dedi. Bilindiği gibi tansiyon, kalp hastalıklarının ve felcin temel nedenlerinden biri olmaya devam ediyor. Bu hastalığın tedavisi için verilen ilaçlar, tüm reçetelerin yüksek bir oranını oluşturmaktadır.

Osteoporoz tedavisinde kullanılan kalsiyum hapları kalp krizi riskini artırıyor. Amerikalı ve Yeni Zelandalı bilimadamlarının yaptığı araştırma sonucunda osteoropoz tedavisinde kalsiyumun yerinin tekrar gözden geçirilmesi gerektiği sonucuna varıldı.

Kemik miktarındaki azalma ve kemik kırılganlığındaki artma ile seyreden, ''osteoporoz'' olarak bilinen kemik erimesi hastalığının tedavisinde genellikle yaşlıların içtiği kalsiyum haplarının kalp krizi riskini artırabileceği bildirildi.

Amerikalı ve Yeni Zelandalı bilimadamları, 12 bin kişiyi kapsayan 11 araştırmanın sonuçlarını değerlendirdi.Konuyla ilgili değerlendirme ''İngiliz Tıp Dergisi''nde yayımlandı.

Bilimadamları, kalsiyum haplarının kalp krizi riskini yüzde 25-30 artırdığını belirtti. Riskin, kişinin yaşı, cinsiyeti ve kalsiyum ilacının çeşidinden bağımsız olarak arttığı vurgulandı.

Araştırmacılar, kalsiyum bakımından zengin gıdaların yenmesi gerektiğini belirtiyor.

Sarımsağın insan sağlığına olan yararları saymakla bitmez. Birçok insan kokusundan dolayı sarımsaktan uzak durur. Oysa gerekli önlemler alınarak sarımsağın kokusunu gidermek mümkün. Örneğin sarımsak yedikten sonra bir bardak süt içilirse kokunun önemli ölçüde yok olduğu görülecektir.

SARIMSAĞIN YARARLARI

  1. Vücudun savunma sistemini güçlendirir.

  2. Beyaz kan hücrelerinin sayısını artırarak bağışıklığı kuvvetlendirir.

  3. Antiseptik ve antibiyotik özellik taşır. Bakteri ve mantarın üremesini önler.

  4. Doğal bir antibiyotik olarak bakteri ve virüslere karşı direnç kazandırır.

  5. Sarımsak kullanımı kalp hastalıklarının ortaya çıkma riskini düşürür.

  6. İyi kolesterolü artırır kötü kolesterolü ve trigliseritleri azaltıcı etkisi vardır.

  7. Damar tıkanıklığına karşı korur. Yüksek tansiyonu olanlar için yararlıdır. Kan basıncını düşürücü etkisi vardır.

  8. Anti-hipertansif ilaçlara benzer etki göstermekle beraber onların yan etkilerine sahip değildir.

  9. Kan dolaşımını düzenler.

  10. İçerdiği antikanser maddelerle sarımsak kanser önleyici bir besindir.

  11. Doğal öldürücü hücrelerin sayısını artırmak suretiyle bağışıklık sisteminin etkinliğini artırıcı etkisi vardır.

  12. Prostat, bağırsak, mide kanserine yakalanma olasılığını düşürmektedir.

  13. Şekeri dengeler.

  14. Sigaranın olumsuz etkilerini gidermeye yardımcı olma özelliği de vardır.

  15. Saç dökülmesine karşı önleyici özelliği ve saçkıran sorunun çözümünde önemli katkısı vardır.

Sonbaharın habercisi kızılcık gizemli özellikleriyle bir çok derde deva. Doğal ortamda yetişen kızılcık Eylül ve ekim aylarında meyvelerini verir, havalar iyice soğuduğunda da yapraklarını dökmeye başlar. Kızılcığın tadı ekşi ve mayhoştur. Kızılcık vücut direncini artırarak, vücuttaki iltihaplanmayı önler, alerjileri azaltır, kan damarlarını güçlendirir. Kızlcık melatonin açısından zengindir. Melatonin ilaçlarının birçoğu kızılcıktan yapılır. Melatonin hormonunun doktor kontrolünde kullanımı, bağışıklık sistemini ve yaşam kalitesini önemli ölçüde yükseltmektedir. Kızılcığın yararları saymakla bitmez. Antioksidan özelliği güçlüdür. Kızılcığın ortalama C vitamini 100-120 miligram civarında, portakalda ise ortalama 50-60 miligram civarında.

  1. Kızılcıktaki antioksidanlar, vücut direncini artırır, hastalıklardan korunmamızı ve onlarla baş etmemizi sağlar. Vücudumuzdaki iltihaplanmayı önleyen, alerjileri azaltan, kan damarlarını güçlendiren değeri biçilmez antioksidanlardır. Ateşli hastalıklarda ve menapozdaki ateş basmalarında çok rahatlatırlar.

  2. Kızılcık zengin bir melatonin kaynağıdır. Beynimizdeki epifiz bezi, hava karardıktan sonra melatonin adı verilen bir hormon salgılar. Yaşam ritmimizi ve uykumuzu bu hormona borçluyuz. Uyku sorunu yaşayanlara gece yatmadan önce bir bardak kızılcık suyu içmeleri önerilir.

  3. Kızılcık kabuğunun ateş düşürücü ve güçlü bir ishal kesici özelliği vardır.

  4. Kızılcık kanın pıhtılaşmasını artırır. Taze kızılcık suyu veya kaynatarak yapılan kızılcık şerbeti, kan pıhtılaşmasını düzenler. Özellikle şeker hastaları için yararlıdır.

  5. İdrar yolu enfeksiyonları ve böbrek taşlarına karşı etkilidir. Özellikle bayanlar sık sık sistit ve idrar yolu enfeksiyonu geçirirler. Kızılcık bu sorunların tedavisine yardımcı olur. İdrar enfeksiyonlarının çoğuna e-coli adı verilen bir bakteri neden olur. Kızılcıkta bulunan benzoik asit bakterilerin çoğalmasını engeller ve vücudumuzdan atılmasını kolaylaştırır.

Daha Fazla Makale …

MERKEZİ SİSTEM SINAVLARI SORULARI

MERKEZİ SİSTEM SINAVLARI SORULARI

Merkezi sistem sınavları sorularına buradan ulaşabilirsiniz.

ÖSYM sayfasına yönlendirilirsiniz.


ÜNİVERSİTE TAVAN - TABAN PUANLARI

2014 YGS-LYS FAKÜLTELERİN TAVAN ve TABAN PUANLARI

ÜNİVERSİTEYE YERLEŞEN İLK 100 ADAY

2011 ÖSYS'DE ÜNİVERSİTEYE YERLEŞEN İLK 100 ADAY