25062017Pz
Son Güncelleme:Cts, 24 Haziran 2017

Güncel:

SAĞLIK

Sarımsak: Şifa Kaynağı

Sarımsağın insan sağlığına olan yararları saymakla bitmez. Birçok insan kokusundan dolayı sarımsaktan uzak durur. Oysa gerekli önlemler alınarak sarımsağın kokusunu gidermek mümkün. Örneğin sarımsak yedikten sonra bir bardak süt içilirse kokunun önemli ölçüde yok olduğu görülecektir.

SARIMSAĞIN YARARLARI

  1. Vücudun savunma sistemini güçlendirir.

  2. Beyaz kan hücrelerinin sayısını artırarak bağışıklığı kuvvetlendirir.

  3. Antiseptik ve antibiyotik özellik taşır. Bakteri ve mantarın üremesini önler.

  4. Doğal bir antibiyotik olarak bakteri ve virüslere karşı direnç kazandırır.

  5. Sarımsak kullanımı kalp hastalıklarının ortaya çıkma riskini düşürür.

  6. İyi kolesterolü artırır kötü kolesterolü ve trigliseritleri azaltıcı etkisi vardır.

  7. Damar tıkanıklığına karşı korur. Yüksek tansiyonu olanlar için yararlıdır. Kan basıncını düşürücü etkisi vardır.

  8. Anti-hipertansif ilaçlara benzer etki göstermekle beraber onların yan etkilerine sahip değildir.

  9. Kan dolaşımını düzenler.

  10. İçerdiği antikanser maddelerle sarımsak kanser önleyici bir besindir.

  11. Doğal öldürücü hücrelerin sayısını artırmak suretiyle bağışıklık sisteminin etkinliğini artırıcı etkisi vardır.

  12. Prostat, bağırsak, mide kanserine yakalanma olasılığını düşürmektedir.

  13. Şekeri dengeler.

  14. Sigaranın olumsuz etkilerini gidermeye yardımcı olma özelliği de vardır.

  15. Saç dökülmesine karşı önleyici özelliği ve saçkıran sorunun çözümünde önemli katkısı vardır.

 

Yorum (0) Tıklanma: 1773

Kızılcıktaki Gizem

Sonbaharın habercisi kızılcık gizemli özellikleriyle bir çok derde deva. Doğal ortamda yetişen kızılcık Eylül ve ekim aylarında meyvelerini verir, havalar iyice soğuduğunda da yapraklarını dökmeye başlar. Kızılcığın tadı ekşi ve mayhoştur. Kızılcık vücut direncini artırarak, vücuttaki iltihaplanmayı önler, alerjileri azaltır, kan damarlarını güçlendirir. Kızlcık melatonin açısından zengindir. Melatonin ilaçlarının birçoğu kızılcıktan yapılır. Melatonin hormonunun doktor kontrolünde kullanımı, bağışıklık sistemini ve yaşam kalitesini önemli ölçüde yükseltmektedir. Kızılcığın yararları saymakla bitmez. Antioksidan özelliği güçlüdür. Kızılcığın ortalama C vitamini 100-120 miligram civarında, portakalda ise ortalama 50-60 miligram civarında.

  1. Kızılcıktaki antioksidanlar, vücut direncini artırır, hastalıklardan korunmamızı ve onlarla baş etmemizi sağlar. Vücudumuzdaki iltihaplanmayı önleyen, alerjileri azaltan, kan damarlarını güçlendiren değeri biçilmez antioksidanlardır. Ateşli hastalıklarda ve menapozdaki ateş basmalarında çok rahatlatırlar.

  2. Kızılcık zengin bir melatonin kaynağıdır. Beynimizdeki epifiz bezi, hava karardıktan sonra melatonin adı verilen bir hormon salgılar. Yaşam ritmimizi ve uykumuzu bu hormona borçluyuz. Uyku sorunu yaşayanlara gece yatmadan önce bir bardak kızılcık suyu içmeleri önerilir.

  3. Kızılcık kabuğunun ateş düşürücü ve güçlü bir ishal kesici özelliği vardır.

  4. Kızılcık kanın pıhtılaşmasını artırır. Taze kızılcık suyu veya kaynatarak yapılan kızılcık şerbeti, kan pıhtılaşmasını düzenler. Özellikle şeker hastaları için yararlıdır.

  5. İdrar yolu enfeksiyonları ve böbrek taşlarına karşı etkilidir. Özellikle bayanlar sık sık sistit ve idrar yolu enfeksiyonu geçirirler. Kızılcık bu sorunların tedavisine yardımcı olur. İdrar enfeksiyonlarının çoğuna e-coli adı verilen bir bakteri neden olur. Kızılcıkta bulunan benzoik asit bakterilerin çoğalmasını engeller ve vücudumuzdan atılmasını kolaylaştırır.

 

Yorum (0) Tıklanma: 1957

Felçli İnsanlar Kokuyla Yaşama Bağlanacak

Felçli insanlar için büyük bir atılım. Büyük ölçüde engelli insanlar; nefes alıp vererek yazı yazabilmeyi sağlayan burun içi bir cihaz sayesinde artık iletişim kurabilecek ve tekerlekli sandalye kullanabilecek. İsrailli uzmanlar, büyük ölçüde engelli bireylerin koklayarak iletişim kurabilmelerine ve tekerlekli sandalyelerini kontrol edebilmelerine imkan veren bir aygıt geliştirdi.

Bu şekilde engelli bir kadının, on yılın ardından ilk kez iletişim kurabildiği belirtiliyor. Sağlık uzmanlarının belirttiğine göre, koku alma duyusu, burundan kısa ve sesli şekilde nefesin çekilmesi şeklinde tanımlanıyor; boğazın arkasındaki

yutağa bağlı, yumuşak damak tarafından kontrol ediliyor. Yumuşak damak dokusu, omurga yerine doğrudan kafatasına ait sinir hücreleriyle uyarılıyor. Daha sonra beyinde ilgili yere taşınarak değerlendiriliyor.

Weizman Bilim Enstitüsü'nden Nörobiyolog Profesör Noam Sobel'e göre insan vücudunun bu bölgesinde, koku alma duyusunu kontrol edebilecek bir yol bulunabilir. Sobel'e göre kafatasına ait (kraniyal) sinirlerin kontrol ettiği yumuşak damak, çok şiddetli yaralanmalarda dahi sağlam kalıp iyi şekilde korunabiliyor. Ağır yaralı kişilerin göz kırparak iletişim kurabilmelerini de aynı şekilde kafatasına ait sinirler sağlıyor.

Yeni geliştirilen yönteme göre burun deliklerine yerleştirilen kauçuktan küçük bir hortum, burun içindeki basınç değişikliklerini ölçüyor. Aygıt, burundan alınan nefesin basıncını, elektrik sinyallerine dönüştürüyor. Koku alarak o güne dek tamamen felçli ve konuşamayan kişilerin, her seferinde bir kez burundan nefes alıp vererek sözcükleri hecelemeleri sağlanabiliyor. Bu yöntemin felçli ancak zihinsel faaliyetlerinde hiç bir sorunu olmayan bireylere yaygın şekilde iletişim kurma olanağı sağlaması bekleniyor.

 

Yorum (0) Tıklanma: 2149

MERKEZİ SİSTEM SINAVLARI SORULARI

ÜNİVERSİTE TAVAN - TABAN PUANLARI

ÜNİVERSİTEYE YERLEŞEN İLK 100 ADAY